Özgüven 101

Çağımızın en büyük problemlerinden birisi değil mi? Sizde yoksa bile çevrenizdekilerden mutlaka duymuşsunuzdur. “Özgüvenim yok”, “kendime güvenemiyorum”, “nasıl özgüvenimi artırabilirim?” ve daha niceleri. Başarılı olmak istiyorsak kendimize güvenmemiz gerekiyor, bu kaçınılmaz. İnsanlar özgüveni çok iyi anlayabildikleri gibi, özgüvensizliği de çok iyi sezebilirler ve kendine güveni olmayan birine başka birisi hiçbir şeyini emanet etmez. Ne parasını, ne zamanını, ne de enerjisini. Siz kendinize güvenmiyorsanız, ezik bir görüntü çiziyorsanız, insanlar çevrenizde pek bulunmak istemez. Ayrıca hakkınızı koruyamazsınız, girişken olmadığınız için birçok fırsatı kaçırırsınız, karşı tarafa güçlü bir enerji vermediğiniz için sizinle ne iş yapmak isterler ne de duygusal bir şeyler paylaşmak isterler. Şüphesiz özgüven önemlidir. Gerçekten önemlidir. İnsanların özgüvenin üzerinde bu kadar durmasının haklı sebepleri vardır. Güçlü özgüveniniz varsa bir adım öndesinizdir. Peki özgüven konusunda sorunlar yaşıyorsanız ne yapmalısınız? Hiç telaşlanmayın. Başarı Okulu burada! Vereceğimiz 5 maddeye uymanız durumunda çok daha iyi bir özgüvene sahip olacağınızdan şüpheniz olmasın.

1- Konfor Alanınızdan Çıkın

When Our Comfort Zone Becomes A Danger Zone - Özgüven 101

Bunu alışkanlık haline getirin. Konfor bölgeniz rahatlık bölgenizdir. Bu bölge sınırları içerisinde rahatsınızdır, irade gücünüzü kullanmanız gerekmez, kendinizi zorlamanız gerekmez. Genellikle konfor alanınızın içinde mutlusunuzdur. Fakat konfor alanının en büyük dezavantajı, burada hiçbir değişimin ve gelişimin gerçekleşmemesidir. Siz değiştikçe, konfor alanınız da genişler. Kendinizi geliştirdikçe konfor alanınız da büyür. Fakat hiçbir şey denemeyip her gün standart bir hayat süren bir insansanız, konfor alanınız bir o kadar küçüktür ve bunun dışına adım attığınız anda özgüven problemleri yaşarsınız. Anneniz, babanız ya da en yakın arkadaşlarınıza karşı özgüven probleminiz yoktur. Onlar konfor alanınız içerisindedirler. Fakat tüm dünya konfor alanınızın dışındadır. Siz tanımadığınız biriyle muhabbete girdiğiniz, buna cesaretlendiğiniz anda konfor alanınızı bir adım daha genişletirsiniz. Aynısını tekrarlarsanız, konfor bölgenizi daha da genişletirsiniz. İnsanlarla muhabbet kurmaktan çekinmeyin ve sonunda ölüm olmadığını anlayın. Daha çok pratik yaptıkça konfor bölgeniz daha da genişleyecek. Sonunda anneniz ve babanız konfor bölgenizde ne ifade ediyorsa, dışarıdaki binlerce insan da onu ifade edecek. Pratik yapmadan asla büyüyemezsiniz.

2- Bilinçaltınıza İyi Bakın

subconscious mind - Özgüven 101

Davranışlarımızın %5 ila %10luk kısmı bilinçli bir şekilde gerçekleştirilirken, geriye kalan %90 ila %95lik kısım tamamen bilinçaltımız tarafından belirlenir. Bilinçaltınızı ise siz farkında olmadan günlük yaptığınız aktivitelerle şekillendirirsiniz. Öncelikle içinizden yaptığınız konuşmaların yalnızca konuşma olmadığını bilin. Kendinize söylediğiniz her kelimeyi bilinçaltı kaydeder ve hareketlerinize buna göre karar verir. Siz bir hata yaptığınız zaman “bir dahaki sefer daha dikkatli olacağım” yerine “ne aptal adamım, hiçbir şeyi beceremiyorum” derseniz, bilinçaltınız sizin aptal olduğunuzu kaydedecektir. Aptal bir insana güvenemezsiniz. Bilinçaltınız da “aptal siz”e güvenmez. Siz sürekli aptal olduğunuzu kendinize telkin ederseniz, bilinçaltınız da bir süre sonra sizin hiçbir girişimde bulunmamanız için sizi sürekli engelleyecektir. Aptal biri olduğunuzu düşündüğünüz için de bu yavaş yavaş özgüveninizi eritecektir. Kullandığınız kelimeleri değiştirin. “Keşke” yerine “bir dahaki sefere” diyin. “Yapamam” yerine “yapmayacağım” diyin. Kontrolün sizin elinizde olduğunu bilinçaltınıza telkin edin sürekli. Kurban rolünden çıkın. Özgüveninizin zamanla nasıl arttığına şaşıracaksınız.

3- Dış Görünüm

Personal Appearances  large - Özgüven 101

“Aslan yattığı yerden belli” olur diye boşuna söylememiş atalarımız. Siz pasaklı bir görüntü verirseniz, insanlar sizin kendinize saygınızın olmadığını düşünecektir, dolayısıyla onlar da size saygı göstermeyecektir. İyi bir dış görünüş ile daha fazla dikkat çekersiniz üzerinize. Bunun farkındalığıyla da daha fazla özgüven puanı toplarsınız. İnsanlar sizinle muhabbet kurmaya daha fazla istekli olurlar. Daha az reddedilirsiniz. Bunların hepsi bilinçaltınız için artı puandır. Kötü bir görüntünüz varsa bunun genellikle siz de farkında olacağınız için, vücut şekliniz de bu kötü görüntüye uyarak çirkin bir postür oluşturur. Kötü giyinmişseniz, saçınıza başınıza bakmamışsanız, aşırı kiloluysanız, muhtemelen omuzlarınız düşecek, sırtınız kamburlaşacak ve başınız yere bakarak yürüyeceksinizdir. İstisnalar kaideyi bozmaz. Son derece kötü bir dış görünüşe sahip, bir o kadar da yüksek özgüvenli insanlar yok mudur, elbette vardır. Fakat bunlar tamamen istisnadır, özgüvenleri de genellikle olağan dışı faktörlere bağlıdır. Bunlar bizi ilgilendiren kesim değil. Unutmayın ki dış görünüşünüz, aslında iç görünüşünüzü de yansıtır. Kendine güvenen, büyük başarılar elde etmiş hiç kimseyi kötü ya da kirli giyinirken göremezsiniz; aksine böyle insanları moda dergilerinde ve gazetelerde şık kıyafetlerle görürsünüz.

4- Prensipleriniz Olsun

Right Things Black Belt Business On The Mats - Özgüven 101

Hayatta prensipleriniz olsun ve bunlara uymayan insanlara yol verin. Size zarar veren, olumsuz etkileyen, elinizden tutup yukarı çıkmanıza yardımcı olmak yerine sizi engellemeye çalışan, siz kazanınca alkışlamayan, siz kaybedince arkanızdan gülen, sizi mutlu etmeyen ve gelişmenize yardımcı olmayan insanları hayatınızdan çıkarın. Müsamaha göstermeyin. Çünkü bu insanlara hayatınızda yer verirseniz, hayatınızda olmayı hak eden diğer insanların yerlerini işgal etmiş olursunuz. Layık olanları davet edin hayatınıza. Size zarar veren ve size saygı göstermeyen insanları hayatınızda tuttukça bu insanlar özgüveninize sürekli darbe indireceklerdir; çünkü bu insanlar sizin gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarmak, bunun farkında olmanıza yardımcı olmak yerine sizi sürekli ezmeye çalışacak ya da olumlu enerjinizi sömürmeye gayret edeceklerdir. Bunun sürekli tekrarlanması sonucunda da siz farkında olmadan kendinize sınırlar çizeceksinizdir. Birileri size sürekli “yapamaz” diye telkin ederse bu sizi ister istemez etkiler. Akvaryumdaki balığın hikayesi bu durumu gayet iyi özetler: akvaryumun ortasına camdan bir set çekilmiştir ve balıkların diğer tarafa geçmesi engellenmiştir. Bir balık gider kafayı vurur, ikincisi gider kafayı vurur, üçüncüsü gider ve toslar… Setin geçilemeyeceğini gören balıklar artık zahmet göstermemeye karar verir. Bir gün ortadaki set kaldırılır ve balıklar serbest bırakılır. Lakin öğrenilmiş çaresizlik sendromuna kapılan balıklar eskiden setin bulunduğu tarafa yaklaşmazlar bile. Daha sonra akvaryuma eklenen yeni balıklar da diğer balıklara bakarak karşıya geçmeye zahmet etmezler. Akvaryumun bir tarafı balık istifi olmuştur, daha ferah ve daha güzel tarafına ise geçmeye hiçbir balık cesaret edemediği için o taraf bomboş kalmıştır. İstiflenen önyargılı balıkların arasında yaşarsanız, bir süre sonra sizi diğer tarafa geçemeyeceğinize inandırırlar, unutmayın.

5- Vazgeçmeyin

never give up 500x330 - Özgüven 101

Bir hedef belirlediniz. İlerlediniz, ilerlediniz ve artık size zor gelmeye başladı. Bundan vazgeçtiniz. Daha sonra bir hedef daha belirlediniz. Yine ilerlediniz, baktınız zor geliyor, yine vazgeçtiniz. Bunu sürekli tekrarlarsanız, artık bilinçaltınıza güçsüz ve tembel bir insan olduğunuz imajını verirsiniz ki, bilinçaltınız da bu duruma alışkın olduğu için artık sizi yeni hedefler koyma konusunda engeller ya da cesaretinizi kırar. Bir süre sonra kendinize güvenmeyen bir insan haline gelirsiniz. Koyduğu hedefleri teker teker ezen, sıra sıra engelleri aşarak yükselen bir insan ise daha sert ve daha zorlu engellerin üzerine gitme konusunda cesaretlenir, bilinçaltı da ona destek çıkar ve bu insan daha zorlu engellerin üzerinden çok daha kolay gelir. İlk örnekteki gibi birisi yeni hedeflerin üzerine gitmeye bile cesaret edemezken, ikinci örnekteki gibi biri daha önce birçok engeli aştığından ve isterse tekrar başarabileceğini bildiğinden çok daha kolay risklere atılır ve büyüme şansı daha fazladır. Bir hedef belirlediyseniz hemen vazgeçmeyin. Mutlaka bir yolu vardır, siz göremiyorsunuzdur. Farklı yollar deneyin ve belirlediğiniz hedefe ulaşın. Sürekli hedefler belirleyip yarım bırakırsanız, hedeften hedefe atlarsanız, bir süre sonra bilinçaltınız da yorulacaktır ve size inanmamaya başlayacaktır. Sonuç; korku ve düşük özgüven. Yaptığınız şeylerin siz farkında olmadan birçok şekilde özgüveninizi etkilediğini unutmayın.

Bir alışkanlığın kazanılma süresi ortalama 66 gün olarak tespit edilmiştir. Siz de bu 5 faktöre 66 gün boyunca dikkat edin. Gün geçtikçe özgüveni daha yüksek, kendine daha çok güvenen ve daha çok inanan, daha özgür bir insan olduğunuzun farkına varacaksınız. Unutmayın ki özgüven tamamen yaptıklarınız sonucu bilinçaltınıza kazınan davranış biçimlerinin sonucunda şekillenir. Harap olmuş bir özgüveniniz varsa önce onun normalleşmesini, daha sonra gelişmesini beklemelisiniz. Süreç uzun sürebilir, siz vazgeçmeyin. Kendine daha çok güvenen ve çevresine yüksek pozitif enerji yayan bir insan olabilmek tamamen sizin elinizde.

👑 Kitabım Süperinsan’ı satın almak için buraya tıklayabilirsiniz 👑

KategoriEtiketler

Bu yazı için 2 yorum var;

  1. Şöyle halihazırda sıkılmadan dinleyebileceğimiz hem rahatlatıcı yeri geldiğinde adamı coşturan bir repertuar ınız varsa çok yardımcı olursunuz ya.😁 teşekkür ederim şimdiden

  2. Bu sayfayı yarım saatdir okuyorum dünyaya bakış açım deyişdi… Daha 16 yaşındayım amma hayatda acı, güç, başarıyı, bir daha anladım.
    Teşekürler.Başarı Okulu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir