Motivasyon Matinesi #3: Fİ

Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, aldatma ve aldanma hikayeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi, güzelliğin lanetlendiği, zekanın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, yeşerme cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.

Bu kitap herkes için yazılmadı.

Farkındalığın ne kadar önemli olduğunu, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını, doğduğumuz andan itibaren olmamız gerekenden uzaklaştırılarak prototip bir toplum yaratığına dönüştürülmek için işkencelere maruz kaldığımızı, bu insansı hayvanın ‘kişi’ olabilmek için varlığı adına yapması gereken en önemli şeyin, kendini gündelik yaşamdan koruyarak bireyselliğini keşfetmesi gerektiğini, kutsal ‘merak’ımızın kendi potansiyelimiz dışında her yere yöneltilerek zehirlendiğini, asıl değerli olanın bizim için önemsizleştirilmeye çalışıldığını fark etmiş ya da fark etmeye hazır herkes için yazıldı, gerisiyse hikaye.

Kitabın yazarı Azra Kohen Fi’yi böyle ifade ediyor. Fi kelime anlamı olarak altın oran anlamına gelen, 1,618 sayısıyla kendini gösteren, güzelliğin matematiksel ifadesidir. Azra Kohen’in sekiz ayda yazdığı kitabın konusu ünlü bir psikiyatrist olan Can Manay’ın bir kadının güzelliğinden yoğun bir şekilde etkilenmesi ve onu elde edebilmek için her şeyi göze almasıyla başlar. 

Ardından Çi ve Pi olarak kitabın devamı gelir. Kitap inanılmaz bir ilgi görür. Puhu Tv ve Ay Yapım ortaklığıyla başrollerini Ozan Güven, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsür, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi’nin paylaştığı Fi dizisi internet üzerinden yayınlanmaya başlar.

fi %C3%A7i pi - Motivasyon Matinesi #3: Fİ

Belki çoğu insan Fi’yi içindeki aşk, entrika ve bunlara benzer unsurlar için izliyor olabilir fakat diziyi kitapla beraber düşündüğünüzde aslında karakterlerin hepsinin ayrı ayrı anlatmak istediği bir kavram var. 

Can Manay, narsist kişilik bozukluğu olan bir psikiyatrist. Ülkenin  önde gelen ünlü insanlarından bir tanesi. Kendi düşüncesiyle bu hayatta sahip olmak istediği her şeye sahip olmuş biri. Kitapta da yazıldığı gibi bu hayatta inandığı tek bir şey var. Tanrı, yeşerme cesareti gösterebilen her tohumda, gördüğünün ötesini hissetmek için acıyı göze alan her ruhta, deneme cesareti gösteren her düşüncede var olur. Korkusuzca ve doğallıkla kendini deneyimler. Can Manay buna inanıyor çünkü yıkmadığı şeyin arkasında ne olduğunu göremeyeceğini biliyor. Bu yüzden insanın ne yaşayacağına kendi benliğiyle karar verebileceğini, evrenin insanların tüm isteklerini gerçekleştirmek üzere dizayn edildiğini, insanların olayları yalnızca akışına bırakmaması gerektiğini ve değişimi istemesini öğütlüyor. Sonu ne olacaksa olsun acı çekmemek uğruna deneyimi feda etmenin yanlış olduğunu, insanın deneyimden kaçarsa asla özgürleşemeyeceğini, kendi benliğini bulamayacağını ve de asla değişemeyeceğini düşünüyor. Çünkü bilgi sürekli kendini günceller fakat insan ancak deneyimlerle kendini güncelleyebilir.

C8PkRoFXoAEXW u - Motivasyon Matinesi #3: Fİ

Duru, bir dansçı ve aynı zamanda Can Manay’ın uğruna her şeyini feda edebileceği büyük aşkı. Duru  kendi benliğinin ve de bu hayatta en çok sevdiği, kendini ancak onun içinde olduğu zaman kendisi gibi hissedebileceğini bildiği tek şey olan, dans tutkusu için yaşıyor adeta. Sahnede doğduğunun ve ancak dans ederek var olacağının farkında. Ona hayat veren dansın ondan her zaman daha fazlasını isteyeceğinin ve gözyaşının, acının, yorgunluğun hepsinin farkında; ama sadece var olmanın peşinde. Bunun uğruna ruhunu şeytana satmaya hazır. 

C8PxFGPXoAAz 0G - Motivasyon Matinesi #3: Fİ

 

Deniz, bir müzisyen ve ayrıca akademi’de hoca. Müziğin onun için bir var oluş simgesi ve de ilahi bir çağrı olduğu fikrinde. Uyumayıp, yemeyip, gezmeyip; bedenini, ruhunu, hayatını sırf var olmak ve de farkındalık yaratmak uğruna harcamaya niyetli bir insan. Bunun çok yoğun bir tutku hatta fena halde bir hastalık olduğunu düşünüyor fakat asla pes edemez. İnandığı, var etmek istediği şeyler var. Sırf markalaşmak uğruna müziğinin kirletilmesine karşı. Çünkü müzik ruha etki eden bir şeydir ve müzik kirlenirse ruh da kirlenecektir. 

C8QTjFZXgAEhzL1 - Motivasyon Matinesi #3: Fİ

 

Bilge, sıradan bir psikoloji öğrencisi. Can Manay’ın asistanlığını yapmaya başlıyor ve hayatın gerçek yüzünü keşfediyor. Sadece ne olduğu, kim olduğuyla ilgileniyor. Ne olacağını ise merak ediyor. Analiz edebildiğimiz kadar güçlü, sadeliğimiz kadar güzel, gerçekliğimizdeki samimiyet kadar eşsiz olduğumuzun göstergesi. 

C8QMSGfXsAEkAwK - Motivasyon Matinesi #3: Fİ

 

Özge bir gazeteci. Tek bir soruyla hayatı değişiyor ve hayatının dersini Can Manay’dan alıyor. Fakat intikam peşinde koşmanın, geçmişe takılmanın bir anlam ifade etmediğinin farkına geç varıyor. Savaşların savaşılarak kazanılmayacağını, asıl zaferin ancak doğrudan ayrılmayınca kazanıldığını anlatıyor bize. 

ficipi dizisi ozge kimdir - Motivasyon Matinesi #3: Fİ

 

Bütün karakterler inandıkları şeyler uğruna her şeylerini feda edebilecek hassasiyet ve de farkındalığa sahip. Bu bazen onların zayıf noktası bazen ise ellerinde ki en büyük güç oluyor. Fakat güce sahip değil, ancak ait oluyorsunuz. Bu bazen eksiklik olarak görülse de eksiklerimize odaklanıp inancımızı, kim olduğumuzu, ne için savaştığımızı unutursak yeteneklerimiz hatta kendi benliğimiz asla var olmaz. 

Geçici hevesler uğruna ruhlarını kaybetmişlerin mezarlığında yaşıyoruz. Bu yüzden korkmayın. Deneyimi feda etmeyin ki bu hayatta seçimlerinizle kazandığınız şeyler kaybettiklerinize değsin. Unutmayın, zaman gelecek bunun uğruna her şeyinizi feda edecek duruma geleceksiniz çünkü bazen iyiler değil, en çok isteyenler kazanır. 

Yeşerme cesareti gösteren tohumlar adına. 

Fi’nin ilk sezonuna ve de ikinci sezonu Çi’ye buraya tıklayıp göz atabilirsiniz.

Motivasyon Matinesi serisindeki dördüncü yazıyı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Yazan: Mehmet Ali Yücel

KategoriEtiketler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir