%1’i %1 yapan 3 şey

Günümüzde insanlığın başarısızlık içinde boğulduğunu görüyoruz. İnsanların %99’u, geri kalan %1 tarafından yönetiliyor. Bu kader değil. Olması şart olan bir şey de değil. Her zaman stabil kalacak bir formül de değil. Her zaman aynı insanların aynı yüzdelik dilime gireceğini anlatan bir şey de değil bu. Çok basit bir olay var ortada. Bu %1’lik kısım, geriye kalan %99’dan çok farklı şeyler yapıyorlar. Hiçbiri kutsanmış insanlar değiller. Hepsi de 24 saatlik zaman dilimine sahipler. Evet, belki birçoğu babadan zengin olabilir; ama sıfırdan yükselip o %1’lik dilime giren insanlar varsa eğer, hayata nasıl başladığınız bir bahane olmaktan çıkıyor. Başkası yapabiliyorsa, sizin de yapmamanız için hiçbir sebep yok ortada.

Peki nedir bu %1’i %1 yapan şeyler? Onları geriye kalan %99’luk kısımdan ayıran nedir? Gelin bunlara göz atalım birlikte.

1- %1, Parayı Para Kazanmak İçin Kullanır

money 1428594 960 720 - %1'i %1 yapan 3 şey

“Eğer parayla nasıl ilgileneceğinizi bilmiyorsanız, para da sizden uzak duracaktır” diyor Robert Kiyosaki.

Ay başı geldi. Paranızı aldınız. Önce kredi borçları, faturalar, ev giderleri. Daha sonra kişisel ihtiyaçlar; kıyafetler, kişisel bakım eşyaları, yaşam standardını daha da artıracak birkaç şımarıklık. Daha sonra günlük zehirlenmeler; boşa harcanan restoran paraları, sigara paraları, alkol paraları, zengin olmak için değil de, zengin görünmek için yapılan çeşitli para savurmalar. Ay sonu hep aynı manzara: sıfır para. Ya da eksi bakiye. Hiç değişmiyor. Hiç değişmeyecek. Fare kapanı bu. %99, bu kapandan asla çıkamıyor. %1’in de hoşuna gidiyor tabi bu durum. %99 saçma sapan para harcamaya devam ettikçe, %1 daha da zengin oluyor.

Şu an insanların yaptığı en büyük hata zengin görünmeye çalışmak. Zengin olmak değil. Sosyal medya sağolsun, kendimizi ispatlama konusunda bir adım daha attık. Sürekli gösteriş yapma peşindeyiz. Kendimizi kandırırız sadece. Başka kimseyi değil.

Hayatınızdan, olduğunuz yerden memnun musunuz? Kesinlikle değilsiniz. Daha başarılı, daha büyük kariyerlere ulaşan biri olmak istiyorsunuz. O halde maaşınızın 5’te 1’i tutarında olan o Prada ayakkabıları neden alıyorsunuz? Cevap: zengin görünmek için. Bu şekilde hayatınızı değiştiremezsiniz. Paranızı daha akıllıca harcayıp, Prada’ya rakip olmak varken, neden %1’i daha da zenginleştiriyorsunuz? %1 asla kendini kandırmaz. %1, gerçeklerle yüzleşir, gerçekleri gösterir. Ne kendini, ne de başkalarını kandırmaya uğraşmaz.

2- %1, Herkesten Daha Fazla Hata Yapar, Daha Fazla Harcar

20e995b3230740e1051c509c12a01f3d - %1'i %1 yapan 3 şey

Hata yaparak öğrenmek doğamızda var. Bunu öyle ya da böyle öğrenmeliyiz. Aksi takdirde, her zaman hatalardan kaçacağız, hata yapmaktan kaçacağız, büyümekten kaçacağız. Asla çok büyük olamayacağız.

Bir şampiyon, bir mağlubun denemeye cesaret ettiğinden bile daha fazla kaybetmiştir. Kaybedeni kaybeden yapmak yere düşmek değil, yerden kalkmamaktır. Başarılı insanların zamanında neler kaybettiğini, ne zorluklardan geçtiğini bir araştırın. Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde çıkmamıştır.

%99’un yaptığı en büyük hatalardan biri de harcamaya korkmaktır. Harcamak derken, yatırımlardan bahsediyorum. %99, hiçbir işe yaramayan saçmalıklara rahatlıkla para harcayabilir, fakat iş kendi finansal özgürlüğünü yaratmaya geldiğinde, dünyanın en cimri insanı gibi davranır. Risksiz yatırım yoktur. Önce bunu kabul etmeliyiz. Fakat yatırım yaptığınızda asla kaybetmezsiniz. Ya kazanırsınız, ya öğrenirsiniz. %1, yatırım konusunda agresiftir. Harcar ve parayı nasıl harcayacağını bilir. %99 ise korkar. Bir girişimde bulununca batıp tekrar çıkamayacağından korkar. Esasında durup düşünürseniz, borçtan kimsenin ölmediğini de görürsünüz. Kaybetmek olağandır. Kaybetmekten korkmayın. Devam ederseniz, hatalarınızdan ders alırsanız, sonunda kazanan mutlaka siz olacaksınız. Korkmanız gereken tek bir şey varsa, o da paranızı hiçbir işe yaramayan şeylere harcamaktır.

3- %1, Uykuya Düşmandır

o BAD SLEEP facebook - %1'i %1 yapan 3 şey

Uykuyu seviyorsanız bir şeyler ters gidiyor. Uyku demek yarı ölü olmanız demek. Evet, hepimizin uykuya ihtiyacı var. Uyumamız gerek. Şarj olmamız gerek. Bu sinir bozucu bir gerçek. Fakat bu uykunun sevilmesi gereken bir şey olduğu anlamına gelmiyor. Günün 8 saati uyuyorsanız, çalışmak, kendinizi geliştirmek, öğrenmek için 16 saatiniz kalıyor geriye. Neden bu 24 değil de 16? Bu sinirlerinizi bozmuyorsa, gerçekten bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz. İstediğiniz her neyse, onu gerçekten isteyip istemediğinizi yeniden sorun kendinize.

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un Fethi’nden önce uyuyamadığı, günde 2-3 saatlik uykularla ayakta kaldığı söyleniyor. Edison’un ampulü bulana kadar aylarca uykusuz kaldığı, Leonardo Da Vinci’nin, Galileo’nun günde 2-3 saat uykuyla yetindikleri söyleniyor. Bu insanlar alarmla mı uykularından uyanıyorlar? Hiç sanmıyorum. Hepsi, uykudan daha önemli şeylerin peşinde koştukları için, beyinleri daha fazla uykuya mahal vermiyor. Nasıl olduğunu bilmiyorum, fakat bu insanlar bir şekilde çok az uykuyla fiziksel olarak zinde kalabiliyorlardı. Bu tamamen inanç ve arzu meselesi. Uyku önemlidir ve alınmalıdır. Fakat ne kadar uyumanız gerektiğini muhtemelen siz söylüyorsunuzdur beyninize. Hayatta bir amacınız, hırsınız yoksa, beyninizin de sizi uykudan uyandırmaya zorlaması için bir sebep yok demektir. Bu sebebi siz vermelisiniz.

Çok az uyumalısınız demiyorum. Fakat eğer çok uyumak istiyorsanız, uykuyu seviyorsanız, uykuyu bir düşman olarak görmüyorsanız kendinize, istediğiniz şeyleri ne kadar istediğinizi yeniden gözden geçirmelisiniz.

%1 gibi düşünün, %1 olun. Formül bu kadar basit. Hayatın paralı işçisisinizdir. Fakat hayatın adaleti normal patronlardan çok farklı işler; siz kendinizi ne kadara layık görürseniz, hayat da size o kadarını verir. Hayatın en garip yanlarından bir tanesi, siz “en iyi”den daha azını görmezden geldikçe, hayatın da size genellikle “en iyi”yi vermesidir. Kendinizi asla %99’a layık görmeyin. %1 olmak için elinizden geleni yapın.

👑 Kitabım Süperinsan’ı satın almak için buraya tıklayabilirsiniz 👑

KategoriEtiketler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir